Tarih ve Uygarlık -  Anadolu, Kürdistan ve Mezopotamya

Tarih ve Uygarlık - Anadolu, Kürdistan ve Mezopotamya

(0) Yorum - 0 Puan
Yazar / Mağaza
Stok Adedi
97 Adet
Stok Kodu
LS0351
Stok Durumu
Stokta Var
Yayınevleri
Fiyat
18,94 USD + KDV
%20 indirim
18,94 USD
15,15 USD

Kürt yazar-tarihçi Şerefxan Cizîrî’nın Tarih Ve Uygarlık adlı eseri Lis Yayınları’ndan çıktı. Daha önce iki cilt olarak yayımlanan çalışma, ilk defa Lis Yayınları tarafından tek kitap olarak raflarda. Anadolu, Kürdistan ve Mezopotamya’daki temel tarihi süreçleri akıcı ve yalın bir dille anlatan kitap tarihsel ve kültürel gerçekleri disiplinlerarası bir yöntemle inceliyor. Yazar bu alandaki temel kavramları irdelerken, tarih, kültür, uygarlık, dil, din, mitoloji, halk, ırk sınıf, devlet gibi temel kavramları tarihi gerçeklikleriyle birlikte bizlere anlatıyor.
Yazar Şerefxan Cizîrî Kitabı’n önsözünde şöyle diyor; ‘’Tarihçi olarak Anadolu, Kürdistan ve Mezopotamya'nın zenginliğini in¬celediğim zaman, gerçekten gururlandım. İnsanoğlunun geçmişiyle gurur duyması, pek böyle kolay bir iş değildir. Çünkü tarihi geçmişimiz, sürekli olarak savaş ve yıkımların bir panoraması olarak bizlere ak¬tarıldı. İnsanoğlunun savaş ve yıkım tutkusu tarih kitaplarımızda ballandırıla ballandırıla anlatılır. Ama savaş ve yıkım felsefesini sürekli gündemde tutmak, elbette bazı sosyal kesimlere açıkça hizmet ediyor. 
Geleneksel tarihin tersine Anadolu, Kürdistan ve Mezopotamya'daki toplumsal gelişmenin salt savaş, fanatizm ve yıkımın tarihinden ibaret olmadığını gördüm. Savaş, fanatizm ve yıkım kadar, en azından bölgemizde bir o kadar da kültür ve uygarlık, edebiyat ve bilim, mimarlık ve sanat gör¬düm. Tüm bu eserleri halklarımız yaratmıştı. Bu eserlerin dünyada benzerleri çok azdı, ama bizler bu zenginliğin bilincinde değildik. Kendi bölgemizi ve insanımızı hep küçük ve başkalarını da hep büyük gör¬müştük. Tabii olarak hepimizin aldığı sömürgeci eğitim süreci burada en belirleyici rolü oynuyordu. Binlerce yıl yürürlükte kalan sömürgeci düzen, bölge insanlarını öz benliklerinden uzaklaştırmayı başarmıştı. 
Bu an¬layışa göre Batı uygar ve gelişkin, Doğu ise ilkel ve gerici bir yapı ser¬giliyordu. Doğu’dan uzaklaşmak, uygarlık ve ilericiliğin teminatı olarak değerlendirilirdi. Ama şu gerçek de iyi bilinmiyordu: Batı’daki uy¬garlığın temel harcı Doğu’dan gelmişti. Bunu Batılılar bile inkâr et¬miyordu. Batı’nın dini olarak bize sunulan Hristiyanlık bile, kendi böl¬gemizden çıkmıştı. Hz. İsa Paris'te değil Nazaret Kentinde dünyaya gelmişti!
Bana göre Doğulu olmak bir gurur kaynağı olmalıydı. Ama bu gurur hiçbir zaman başkasını hor görmek veya küçük görmek anlamına gel¬memeliydi. Kendi kimliğimizi belirlemek ve kavramak hiçbir zaman baş¬kasının kimliğini inkâr etmekle sağlanmazdı.’’ 

Yayınevi : Lîs Yayınları
Sayfa Sayısı : 498
Basım Yılı : 2017
ISBN : 9786059295611
Dil : Türkçe
Bu ürüne ilk yorumu siz yapın!
Bu ürünün fiyat bilgisi, resim, ürün açıklamalarında ve diğer konularda yetersiz gördüğünüz noktaları öneri formunu kullanarak tarafımıza iletebilirsiniz.
Görüş ve önerileriniz için teşekkür ederiz.
Sizlerden gayet memnunum emeğinize sağlık
M... A... | 12/03/2025
Harikaydı
Serdar KÖMÜRCÜ | 22/01/2025
Gayet pratik ve hoş
Muzaffer Bora | 12/01/2025
Hızlı teslimat sağlandı .çok iyi bir şekilde bantlanmış teşekkürler. Gayet memnunum. Xwedê we bihêle .
A... Y... | 11/01/2025
&ddjmsd
RODEM ÇAÇAN | 06/01/2025
Sizi seviyorum Pırtukakurdi
Birsen KORKMAZ | 11/12/2024
Berbat
Sema Koç Soğancı | 29/11/2024
İsim yazılı kupa istedim kupada isim yok
F... D... | 09/11/2024
Alış veriş yapmak gayet kolay oldu.
Üye olmadan sipariş verebildim.
Ayrıca, kargo süreci hakkında da sistem üzerinden güncel olarak bilgilendirildim.
Memnuniyet duydum.
YUKARIDUDULLU MAH.NATO YOLU CAD.NO:182-B BEDRİ CENGİZ ÇANAKLI | 28/10/2024
Sitenizi beğendiğimi söyleyebilirim.
Nursel DOĞAN | 25/10/2024
Tarih ve Uygarlık - Anadolu, Kürdistan ve Mezopotamya Kürt yazar-tarihçi Şerefxan Cizîrî’nın Tarih Ve Uygarlık adlı eseri Lis Yayınları’ndan çıktı. Daha önce iki cilt olarak yayımlanan çalışma, ilk defa Lis Yayınları tarafından tek kitap olarak raflarda. Anadolu, Kürdistan ve Mezopotamya’daki temel tarihi süreçleri akıcı ve yalın bir dille anlatan kitap tarihsel ve kültürel gerçekleri disiplinlerarası bir yöntemle inceliyor. Yazar bu alandaki temel kavramları irdelerken, tarih, kültür, uygarlık, dil, din, mitoloji, halk, ırk sınıf, devlet gibi temel kavramları tarihi gerçeklikleriyle birlikte bizlere anlatıyor.Yazar Şerefxan Cizîrî Kitabı’n önsözünde şöyle diyor; ‘’Tarihçi olarak Anadolu, Kürdistan ve Mezopotamya'nın zenginliğini in¬celediğim zaman, gerçekten gururlandım. İnsanoğlunun geçmişiyle gurur duyması, pek böyle kolay bir iş değildir. Çünkü tarihi geçmişimiz, sürekli olarak savaş ve yıkımların bir panoraması olarak bizlere ak¬tarıldı. İnsanoğlunun savaş ve yıkım tutkusu tarih kitaplarımızda ballandırıla ballandırıla anlatılır. Ama savaş ve yıkım felsefesini sürekli gündemde tutmak, elbette bazı sosyal kesimlere açıkça hizmet ediyor. Geleneksel tarihin tersine Anadolu, Kürdistan ve Mezopotamya'daki toplumsal gelişmenin salt savaş, fanatizm ve yıkımın tarihinden ibaret olmadığını gördüm. Savaş, fanatizm ve yıkım kadar, en azından bölgemizde bir o kadar da kültür ve uygarlık, edebiyat ve bilim, mimarlık ve sanat gör¬düm. Tüm bu eserleri halklarımız yaratmıştı. Bu eserlerin dünyada benzerleri çok azdı, ama bizler bu zenginliğin bilincinde değildik. Kendi bölgemizi ve insanımızı hep küçük ve başkalarını da hep büyük gör¬müştük. Tabii olarak hepimizin aldığı sömürgeci eğitim süreci burada en belirleyici rolü oynuyordu. Binlerce yıl yürürlükte kalan sömürgeci düzen, bölge insanlarını öz benliklerinden uzaklaştırmayı başarmıştı. Bu an¬layışa göre Batı uygar ve gelişkin, Doğu ise ilkel ve gerici bir yapı ser¬giliyordu. Doğu’dan uzaklaşmak, uygarlık ve ilericiliğin teminatı olarak değerlendirilirdi. Ama şu gerçek de iyi bilinmiyordu: Batı’daki uy¬garlığın temel harcı Doğu’dan gelmişti. Bunu Batılılar bile inkâr et¬miyordu. Batı’nın dini olarak bize sunulan Hristiyanlık bile, kendi böl¬gemizden çıkmıştı. Hz. İsa Paris'te değil Nazaret Kentinde dünyaya gelmişti!Bana göre Doğulu olmak bir gurur kaynağı olmalıydı. Ama bu gurur hiçbir zaman başkasını hor görmek veya küçük görmek anlamına gel¬memeliydi. Kendi kimliğimizi belirlemek ve kavramak hiçbir zaman baş¬kasının kimliğini inkâr etmekle sağlanmazdı.’’  LS0351
Tarih ve Uygarlık -  Anadolu, Kürdistan ve Mezopotamya

Tavsiye Et

*
*
*
IdeaSoft® | Akıllı E-Ticaret paketleri ile hazırlanmıştır.