Felsefe Tarihi-1.Cilt

Felsefe Tarihi-1.Cilt

(0) Yorum - 0 Puan
Yazar / Mağaza
Stok Adedi
100 Adet
Stok Kodu
PX0031202
Stok Durumu
Stokta Var
Fiyat
23,74 USD + KDV
%20 indirim
23,74 USD
18,99 USD

Bu zamana dek dışsallıkların avı olmuş olan tinin kendi içine geri dönüp kendine tekrar gelebileceği ve kendine ait bir krallık için uzam ve yer kazanabileceği daha iyi bir çağın şafağını gelin birlikte selamlayalım…

   1816 Ekim’inde Heidelberg’de dersin açılış konuşması Hegel’in dinleyicilerine bu şekilde seslenmesiyle başlıyordu; kendi zamanına ve geleceğe dair duyduğu umudu büyük bir coşkuyla aktaran Filozof, gündelik yaşamın ehemmiyetsiz çıkarlarına boğulmuş zihnin dışsallıktan kendi içine çekilmesinin zamanının geldiğini müjdeliyordu. Kutsal alevin sönmeye yüz tutmuş külünün bekçisi olmak, düşüncenin üzerini örten sığlık ve boşluğu bu ateşin harlanmış sıcaklığı ile yakıp yok etmek görevi şimdi felsefeye verilmişti. Varlığın, bilgi arayışının bu güçlü aktörüne direnç gösterebilecek hiçbir gücü yoktu, aksine kendi zenginliklerini ve derinliklerini düşüncenin gözlerinin önüne sermek ve tine haz vermek zorundaydı.

   Bilmem hangi varolan ve Varlık kendini ele geçirmek isteyen düşünceye bu kadar kolay kendini sunar; hangi gerçek, düşüncenin egemenliğini böyle keyifle kabul eder? Uzun zamanlardan beri düşünce tarafından eğilip-bükülmeye ve horlanmaya alışmış, onun tarafından yetersiz görülmüş gerçek, neden Hegel’in zamanında kendi hakikatini bir hediye gibi sunsun bu kadim “düşman”ına. Ve 2500 yıllık felsefe tarihinin kahramanı kim; hangi tanrının sunağında döküldü gerçekliğin kanı? İdeanın peşindeki amansız takibi trajik bir şekilde sonuçlanan Platon mu ya da Birin hakikatini onun kulağına fısıldayan Parmenides mi; daha ilk hamlesinde ontolojik birlik idealinden vazgeçip varolanların farklılığına yönelmiş Aristoteles mi yoksa; neden dünyayı bir dünya haline getiren Plotinus olmasın; belki de tanrının gizemli yaratısında Varlığın hakikati için ipuçları arayan bütün bir Ortaçağdır ya da Ortaçağ’ın tanrısını “sonsuz evren” çığlığı ile yokeden ve Campo dei Fiori’de külleri havaya savrulan Giordano Bruno; peki töz ve özne arasındaki gerilimde salınıp duran Descartes, Spinoza, Kant yukarıdaki isimler kadar hak etmiyorlar mı kahramanlığın şanını; felsefeler ve filozofların dünya tarihindeki geçit töreninde Düşünce ve Varlığı kim özdeş kıldı?

   Hegel’in differentia specificalarından biri tam da burada işte: Felsefe Tarihi, düşüncenin “hiçlikten” gelen başıbozukluğunun Tin formunda kazanmış olduğu zorunluluk yolunda kimseye kahramanlık payesi vermez. Önemli olan, hangi filozofların hangi düşünceleri ileri sürdüğünün eklektik bir betimlemesi değildir, Düşüncenin, filozofları ve felsefeleri tarih içinde belirlenimlerinin sımsıkı ilişkiselliği altında nasıl görünüşe çıkardığıdır. Felsefe -bir Kavram olarak- hakkını arar ve bu yolda içinden geçmiş olduğu tüm dolayımları yoklar; onu kendine benzetir, kendini onda kurar. Hegel’in Felsefe Tarihi uzun macerası boyunca sadece bunu anlatır.

 

(Tanıtım Bülteninden)

 

Kapak Tasarımı: Can Kaya

 

 

 

Hamur Tipi : 2. Hamur

Sayfa Sayısı : 440

Ebat : 13,5 x 19,5

İlk Baskı Yılı : 2018

Baskı Sayısı : 1. Basım

Yayınevi : Nota Bene Yayınları
Sayfa Sayısı : 440
Basım Yılı : 2018
ISBN : 9786052036402
Dil : Türkçe
Bu ürüne ilk yorumu siz yapın!
Bu ürünün fiyat bilgisi, resim, ürün açıklamalarında ve diğer konularda yetersiz gördüğünüz noktaları öneri formunu kullanarak tarafımıza iletebilirsiniz.
Görüş ve önerileriniz için teşekkür ederiz.
siparişler hızlıca ulaşıyor, kategori çok. beğendim.
A... U... | 05/04/2025
Sizlerden gayet memnunum emeğinize sağlık
M... A... | 12/03/2025
Harikaydı
Serdar KÖMÜRCÜ | 22/01/2025
Gayet pratik ve hoş
Muzaffer Bora | 12/01/2025
Hızlı teslimat sağlandı .çok iyi bir şekilde bantlanmış teşekkürler. Gayet memnunum. Xwedê we bihêle .
A... Y... | 11/01/2025
&ddjmsd
RODEM ÇAÇAN | 06/01/2025
Sizi seviyorum Pırtukakurdi
Birsen KORKMAZ | 11/12/2024
Berbat
Sema Koç Soğancı | 29/11/2024
İsim yazılı kupa istedim kupada isim yok
F... D... | 09/11/2024
Alış veriş yapmak gayet kolay oldu.
Üye olmadan sipariş verebildim.
Ayrıca, kargo süreci hakkında da sistem üzerinden güncel olarak bilgilendirildim.
Memnuniyet duydum.
YUKARIDUDULLU MAH.NATO YOLU CAD.NO:182-B BEDRİ CENGİZ ÇANAKLI | 28/10/2024
Felsefe Tarihi-1.Cilt Bu zamana dek dışsallıkların avı olmuş olan tinin kendi içine geri dönüp kendine tekrar gelebileceği ve kendine ait bir krallık için uzam ve yer kazanabileceği daha iyi bir çağın şafağını gelin birlikte selamlayalım…    1816 Ekim’inde Heidelberg’de dersin açılış konuşması Hegel’in dinleyicilerine bu şekilde seslenmesiyle başlıyordu; kendi zamanına ve geleceğe dair duyduğu umudu büyük bir coşkuyla aktaran Filozof, gündelik yaşamın ehemmiyetsiz çıkarlarına boğulmuş zihnin dışsallıktan kendi içine çekilmesinin zamanının geldiğini müjdeliyordu. Kutsal alevin sönmeye yüz tutmuş külünün bekçisi olmak, düşüncenin üzerini örten sığlık ve boşluğu bu ateşin harlanmış sıcaklığı ile yakıp yok etmek görevi şimdi felsefeye verilmişti. Varlığın, bilgi arayışının bu güçlü aktörüne direnç gösterebilecek hiçbir gücü yoktu, aksine kendi zenginliklerini ve derinliklerini düşüncenin gözlerinin önüne sermek ve tine haz vermek zorundaydı.    Bilmem hangi varolan ve Varlık kendini ele geçirmek isteyen düşünceye bu kadar kolay kendini sunar; hangi gerçek, düşüncenin egemenliğini böyle keyifle kabul eder? Uzun zamanlardan beri düşünce tarafından eğilip-bükülmeye ve horlanmaya alışmış, onun tarafından yetersiz görülmüş gerçek, neden Hegel’in zamanında kendi hakikatini bir hediye gibi sunsun bu kadim “düşman”ına. Ve 2500 yıllık felsefe tarihinin kahramanı kim; hangi tanrının sunağında döküldü gerçekliğin kanı? İdeanın peşindeki amansız takibi trajik bir şekilde sonuçlanan Platon mu ya da Birin hakikatini onun kulağına fısıldayan Parmenides mi; daha ilk hamlesinde ontolojik birlik idealinden vazgeçip varolanların farklılığına yönelmiş Aristoteles mi yoksa; neden dünyayı bir dünya haline getiren Plotinus olmasın; belki de tanrının gizemli yaratısında Varlığın hakikati için ipuçları arayan bütün bir Ortaçağdır ya da Ortaçağ’ın tanrısını “sonsuz evren” çığlığı ile yokeden ve Campo dei Fiori’de külleri havaya savrulan Giordano Bruno; peki töz ve özne arasındaki gerilimde salınıp duran Descartes, Spinoza, Kant yukarıdaki isimler kadar hak etmiyorlar mı kahramanlığın şanını; felsefeler ve filozofların dünya tarihindeki geçit töreninde Düşünce ve Varlığı kim özdeş kıldı?    Hegel’in differentia specificalarından biri tam da burada işte: Felsefe Tarihi, düşüncenin “hiçlikten” gelen başıbozukluğunun Tin formunda kazanmış olduğu zorunluluk yolunda kimseye kahramanlık payesi vermez. Önemli olan, hangi filozofların hangi düşünceleri ileri sürdüğünün eklektik bir betimlemesi değildir, Düşüncenin, filozofları ve felsefeleri tarih içinde belirlenimlerinin sımsıkı ilişkiselliği altında nasıl görünüşe çıkardığıdır. Felsefe -bir Kavram olarak- hakkını arar ve bu yolda içinden geçmiş olduğu tüm dolayımları yoklar; onu kendine benzetir, kendini onda kurar. Hegel’in Felsefe Tarihi uzun macerası boyunca sadece bunu anlatır.   (Tanıtım Bülteninden)   Kapak Tasarımı: Can Kaya       Hamur Tipi : 2. Hamur Sayfa Sayısı : 440 Ebat : 13,5 x 19,5 İlk Baskı Yılı : 2018 Baskı Sayısı : 1. Basım PX0031202
Felsefe Tarihi-1.Cilt

Tavsiye Et

*
*
*
IdeaSoft® | Akıllı E-Ticaret paketleri ile hazırlanmıştır.